SEVGİLİ GÜNLÜK....

     
  
      Böyle başlardık bir zamanlar yazmaya.. Belki ilkokulda belki ortaokulda başladık günlük tutmaya.. Neler neler yazdık çocuk aklıyla.. ilk ne zaman başladım yazmaya tam hatırlamasam da ilk okuldaydım. Çocukça şeyler anlattığım o defteri ileriki zamanda okuduğumda ne de gülmüştüm.. Sonra bi ara lise de yazmak geldi aklıma bu sefer hitabet de değişti.. Bi adı vardı artık günlüğümün. İsmiyle hitap eder başlardım olanları anlatmaya.. Şimdi hepsi çöpte. Liseye geldiğimde ilk tuttuğum günlüğü, liseyi bitirmeye yakın da lise de tuttuğum günlüğü yırtıp atmıştım.. Şimdi o günlerin üzerinden yıllar geçti.. Yine ara ara açar bi defter karalarım sonra on sayfaları da yırtar atarım.. 
      İnternet de bi yerde okumuştum, diyordu ki : 'Günlük tutmak en iyi tedavi yöntemidir.' Bunu söyleyen haklımı bilmem ama bazen en iyi rahatlama yöntemi olduğu kesin. Karşındakine söyleyemediklerini, saydıramadıklarını o kağıda döker rahatlarsın.. o zaman şöyle desek daha mı iyi, en iyi terapi yöntemidir... 
      Günlük tarzı romanlar okumaya da ayrıca bayılırım.. Çocukluğumuzun fenomeni değilmiydi Serra.. Yazar dı çizerdi herşeyini günlüğüne dökerdi.Bizde bayıla bayıla okurduk maceralarını. Ben 5. kitaba kadar okumuştum. Şimdi bakıyorumda seri 12. kitaba kadar gelmiş.. Günlük yazmayı Serra nın kızı devralmış :)) 
      Neyse konu daldan dala atladı kısa ve öz diyelim ki: Günlük tutalım... Rahatlayalım...


Yorumlar

  1. günlük yazmak ayrıca yazmayı da iyileştiriyor yaa :)

    şimdiki son yazıma bi baksana amaaa :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meydan Okuma .... 10

Meydan Okuma 11.... 15 !!!

Meydan Okuma!!!